Antalya Şehir Rehberi

ANTALYA ŞEHİR REHBERİ, ANTALYA İLÇELERİ

Antalya Şehir Rehberi

Güney kısmı Akdeniz'le çevrili olan şehrin kara sınırlarını Toros Dağları belirler. Şehir, aynı isimle anılan körfezin kıyısında yer alan dik bir falezin üzerine kurulmuştur. Antalya'nın esas yerleşim alanı, çok hızlı bir büyüme gösterdiği 1980’li yıllara kadar Kaleiçi ve yakın çevresiyle sınırlı kalmıştır.

01042020-165352-001

Falezler

Antalya'nın simgeleri arasında yer alan falezler, şehrin güneyinde, Konyaaltı varyantından Lara Plajı’na kadar uzanan 20 kilometre boyunca devam eder. Denizden yükseklikleri ortalama 40 metredir.

Antikçağ

Antalya, doğal ve korunaklı bir limana sahip olması ve ulaşım imkânları nedeniyle antik çağlardan günümüze kadar kesintisiz biçimde bir liman yerleşimi olarak kullanıldı. Yakın tarihli araştırmalar, İ.Ö. 4. yüzyılda Kaleiçi’nin bir yerleşim alanı olduğunu kesin olarak göstermiştir.

Eski Yunanca ‘da "tüm kabileler ülkesi" anlamına gelen Pamfilya sınırları içinde bulunan ve erken Helenistik dönem de küçük bir yerleşim yeri olduğu düşünülen şehir, İ.Ö. 2. yüzyılda, o dönemde Anadolu’nun en güçlü kralı olan Bergama Kralı II. Attalos Philadelphos'un bölgeye hâkim olmasıyla Attaleia adını aldı ve günümüzdeki sur duvarlarının sınırlarına ulaşan görünümünü kazandı. II. Attalos’un Akdeniz ticaretinde faal bir konumda olmak için kurduğu liman şehri antik çağlar boyunca Doğu Akdeniz bölgesinin en önemli liman şehirlerinden biri oldu.

İ.Ö. 1. yüzyılda Pamfilya bölgesinin bir Roma eyaletine dönüşmesiyle Antalya, Roma hâkimiyetine girdi.

Özellikle 1. ve 2. yüzyıllarda yapılan imar faaliyetleriyle Antalya bir Roma şehri görünümü kazandı. Sur duvarlarının bir kısmı, Roma İmparatoru Hadrianus'un şehri ziyareti onuruna inşa edilen Hadrianus Kapısı (Üç Kapılar) ve Hıdırlık Kulesi gibi yapılar bu dönemde inşa edildi. Antalya Bizans Dönemi’nde de Doğu Akdeniz'in en önemli liman şehirlerinden biriydi.

Hıristiyanlığın 4. yüzyıldan itibaren Roma İmparatorluğu’nun resmi dini kabul edilmesiyle birlikte şehirde Hıristiyanlıkla ilgili birçok yapı inşa edildi. Bu yapılar içinde en dikkat çekeni ise Osmanlı Dönemi’nde camiye dönüştürülen ve bugün Kesik Minare olarak anılan Panagia Kilisesi'ydi. Helenistik ve Roma dönemlerinde şehir meydanı olarak kullanılan alana inşa edilen ve Meryem Ana'ya adanan kilise, Pamfilya bölgesinin en önemli kiliseleri arasındaydı.

6. yüzyıldan itibaren Anadolu’nun Akdeniz kıyılarına yönelen Arap ve Pers akınları, şehrin fiziksel yapısında önemli değişikliklerin yaşanmasına neden oldu. Bu akınlardan korunmak için surlar daha da güçlendirildi, şehrin anıtsal kapıları daraltılarak savunulması kolay hale getirileli ve Roma Dönemi'nde anıt mezar olarak işlev gören Hıdırlık Kulesi savunma sistemine dâhil edilerek gözetleme kulesi olarak kullanıldı.

Bizans çağı boyunca diğer Anadolu kıyı şehirleri gibi Arap ve Pers akınlarıyla mücadele eden Antalya, 11. yüzyılın sonlarından itibaren Bizanslılar ve Türkler arasında sürekli olarak el değiştirdi ve nihayet 1207'de Selçuklu Sultanı I. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından kesin olarak alındı. Bu dönemde de deniz ticaretindeki önemini sürdüren Antalya, Selçuklu devletinin en önemli şehirleri arasında yer almış; Selçuklu yöneticileri deniz ticaretinin sekteye uğramaması için Hıristiyan ve Yahudi tüccarlara geniş imtiyazlar vermişti.

Antalya Kaleiçi Evleri

Tarihi Kaleiçi evlerinin en belirgin özelliği, evin girişinin yanında bulunan merdivenli ve divanlı avludur. Evlerin çoğunun zemini ‘Rodos işi’ denilen siyah beyaz geometrik veya figüratif desenli çakıl mozaiklerle (taşlık) döşelidir.

Bu tarz döşemeleriyle taşlık Kaleiçi evlerinin serin tutulmasında işlevseldir. Evlerin avlularına dikilen ağaçlar, bunaltıcı sıcaklara karşı avlunun gölgeli ve serin kalmasını sağlar.

Şehir Surları

Şehrin limanı ve Kaleiçi’ni bir at nalı biçiminde çevreleyen surlar, İ.Ö. 2. yüzyıldan günümüze uzanan iki bin yılı aşkın bir yapı tarihine sahiptir. Helenistik Dönem surlarından günümüze çok az kalıntı ulaşmıştır. Roma Dönemi'nde, Hadrianus Kapısı’nın güneyindeki lulia Sancta Kulesi ve şehir surlarının kuzeydoğu bölümü inşa edilmişti. Hadrianus Kapısı'ndan güneye doğru uzanan ve Yenikapı mevkiinden batıya doğru kıvrılıp Hıdırlık Kulesi’ne bağlanan sur hattının, Geç Roma-Erken Bizans Dönemi’nde inşa edildiği düşünülmektedir.

Bizans Dönemi’nde, Arap akınları nedeniyle onarılmış ve surların dışına, perde surlar ile hendekler inşa edilmiştir. Perde sur kalıntıları bugün, İmaret Cami ile Atatürk Bulvarı arasında ve Yenikapı mevkiine varmadan yol üstünde gözlemlenebilmektedir.

Şehir 1207'de Selçuklu egemenliğine girince, surlara, yapılış nedeni tartışmalı bir dizi iç sur eklenmişti. Surlar üzerinde sık aralıklarla atmıştan fazla burç bulunduğu bilinmektedir. Selçuklulardan itibaren 19. yüzyılın ortalarına kadar surlar defalarca onarılmıştır.

20. yüzyılın başlarına gelindiğinde ise şehir surlarıyla ilgili temel sorun, yıkık olan duvarlarının halkın güvenliğini tehdit etmesi ve surların hava akımına engel olarak bulaşıcı hastalıklara neden olmasıydı. Bu dönemde surların şehri kuşatarak Kaleiçi evlerini güneşten ve havadan mahrum bıraktığı, sur hendeklerinde biriken suların veba, kolera ve tifo gibi hastalıklara neden olduğu sık sık vurgulanmıştır. Bu nedenle 1. Dünya Savaşı yıllarında surların yıkımına başlanmış, yıkım işlemi 1930'ların ortalarında sona ermişti.

Liman (Kaleiçi Yat Limanı)

Helenistik dönem ’de inşa edilen Antalya Limanı, yarım daire biçiminde doğal biı limandır. Liman girişi 110 metre genişliğindedir. Mevcut dalgakıranlar muhtemelen Helenistik dönem ‘de inşa edilen duvar kalıntıları üzerine yapılmıştır. Geçmişte liman girişinin her iki tarafında birer burç vardı; bunlardan birinin deniz feneri olarak kullanılmış olabileceği düşünülmektedir. Liman burçları arasında ise şehrin güvenliğini sağlamak için bir zincir gerilmişti. Papalık donanması, 1472 yılında, papalık armasını dalgakıran burçları üzerine dikmiş ve dönüşte liman zincirini zafer ganimeti olarak yanına almıştır.

01042020-170216-001

Hıdırlık Kulesi

Şehir surlarının güneybatı köşesinde yer alan Hıdırlık Kulesi, İ.S. 1. ya da 2. yüzyılda inşa edilmiş anıtsal bir mezardır. Roma İmparatorluk Dönemi'nde senatörlüğe kadar uzanan Calpurniuslar ailesinin İ. S. 1. yüzyılda Attaleia’da konsüllük görevinde bulunan ferdi Marcus Calpurnius Rufus ve ailesi adına inşa edildiği kabul edilmektedir. Yapı Bizans Dönemi’nde kentin savunma sistemine dâhil edilerek surlarla birleştirilmiş ve kule olarak kullanılmıştır.

Yivli Minare

Antalya'nın başlıca sembollerinden biri olan Yivli Minare, stilistik sebeplerden dolayı I. Alaaddin Keykubat'a atfedilir. Minarenin ana yapım malzemesi tuğla ve Horasan harcıdır. Şerefesine 90 basamakla çıkılan minare 38 metre yüksekliktedir ve mavi renkli çinilerle süslenmiştir. Caminin bulunduğu alanda daha önceden bir kilisenin var olduğunu ve bu kilisenin Selçuklu Dönemi’nde camiye çevrildiğini düşünülmektedir. Lusignan hâkimiyeti sırasında tahrip edilen cami, 1373’te, Hamidoğulları’ndan Muhammed Bey tarafından mimar Balaban el-Tavaşi'ye yeniden inşa ettirilmiştir.

Kesik Minare

Helenistik ve Roma döneminde kent agorası olarak kullanılan yapının içinde, Erken Bizans çağında Panhagia (kutsallar kutsalı) kilisesi inşa edilmiştir ve Orta Bizans Dönemi'nden itibaren Pamfilya'nın en kutsal mekânı olmuştur. Panhagia Kilisesi, Sultan II. Beyazid'in oğlu Şehzade Korkut döneminde camiye çevrilmiştir. Yapı 1895'te çıkan büyük Kaleiçi yangınında tahrip olmuş, yangında minaresi eriyen cami bu sebeple Kesik Minare olarak isimlendirilmiştir. Antalya Vakıflar Müdürlüğü tarafından yapılan yenileme çalışması kapsamında, 2019 yılında minareye külah takılmıştır.

Hadrianüs Kapısı (Üç Kapılar)

Roma İmparatoru Hadrianus, imparatorluğu süresinde Roma’ya uzakta bulunan birçok şehri ziyaret etmiş ve ziyaret ettiği şehirlerde imparatorun gelişi onuruna anıtsal yapılar inşa edilmişti. Bu anıtsal yapılardan biri de imparatorun İ.S. 130'da Antalya’yı ziyareti onuruna inşa edilen kapıydı. Hadrianus Antalya’ya geldiğinde şehre bu kapıdan giriş yapmıştı. Bizans Dönemi'nde savaşlar nedeniyle savunma amaçlı olarak kapatılmış, ön ve arka bölümüne bir duvar yapılmasıyla şehir içi ve dışından algılanamayacak şekilde tamamen gözden kaybolmuştur. Kapı, 1881’de tekrar açılmıştır.

01042020-170155-001

Antalya Müzesi

1922'de Kaleiçi'nde bulunan Alaaddin Cami'nde kurulup daha sonra Yivli Cami’de yer alan müze, 1972 yılında bugünkü binasına taşınmıştır. Müze, on üç teşhir salonu, çocuk bölümü ve açık hava galerilerine ev sahipliği yapmaktadır. 1988’de Avrupa Konseyi tarafından “Yılın Müzesi" seçilmiş, 2016 yılında ise "Mükemmellik Ödülünü almıştır.

Antalya Oyuncak Müzesi

23 Nisan 2011’de Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Kaleiçi Yat Limanı’nda açılan Oyunca Müzesi, ziyaretçilerine sunduğu üç bine yakın oyuncak ile sadece çocuklara değil, yetişkinlere de güzel vakit geçirdikleri bir müze deneyimi sunuyor.

Deniz Biyolojisi Müzesi

Kaleiçi Yat Limanı'nda bulunan Deniz Biyolojisi Müzesi, Türkiye’nin denizel biyolojik zenginliklerini eğlenceli ve akılda kalıcı bir yöntemle ziyaretçilerine sunuyor.

Deniz canlılarının ve özellikle nesli koruma altındaki türlerin yakından tanınmasını sağlamayı amaçlıyor.

Doğan Hızlan Kütüphanesi

Antalya Büyükşehir Belediyesi Doğan Hızlan Kütüphanesi, 50.000’i aşkın kitaptan oluşan koleksiyonu, 300 kişilik çalışma salonları ve yeşil bahçe alanıyla, 25.000 kayıtlı üyesi ve kayıt olmaksızın kütüphaneden faydalanan binlerce ziyaretçiye hizmet veriyor. Kütüphane Antalya Kültür Parkı içinde bulunuyor.

Antalya Kültür Sanat

Ulusal ve uluslararası sergilere ev sahipliği yapan Antalya Kültür Sanat, yetişkin ve çocuklar için sanat eğitimleri gerçekleştiriyor; felsefeden edebiyata, sinemadan tiyatroya, gündeme ilişkin konferans ve panellere uzanan bir yelpazede kültür etkinlikleri düzenliyor. Şehrin tam merkezinde yer alan Antalya Kültür Sanat beş katlı çağdaş bir binada hizmet veriyor.

Suna & İnan Kıraç Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Merkezi

Antalya Kaleiçi Barbaros Mahallesindeki Araştırma Merkezi, başta Antalya ve çevresi olmak üzere, tüm Akdeniz dünyasının tarihi, arkeolojik ve etnograf değerlerinin araştırılması, belgelendirilmesi, onarılması, korunması ve diğer Akdeniz kültürleriyle ilişkilerinin yorumlanmasına yönelik çalışmalar yürütüyor.

Atatürk Evi Müzesi

Antalya ziyaretleri sırasında Atatürk’e tahsis edilen köşk, 1986'dan beri Atatürk Evi Müzesi olarak halka hizmet vermektedir. Köşkün alt katında, Atatürk’ün Antalya’yı ziyaretleri ile ilgili fotoğraf sergisi, Atatürk ve Antalya'ya dair belgesellerin izlenebileceği bir oda, bir yemek odası ve bir büro; üst katında ise Atatürk'ün kişisel eşyalarının sergilendiği bir oda bulunuyor. 

Karain Mağarası

Antalya şehir merkezinin yaklaşık 30 km. kuzeybatısında Yağca Köyü yakınlarında bulunan Karain Mağarası; Anadolu'da bilinen ilk yerleşkesi alanıdır. Karain Mağarası’nı yerleşim alanı olarak seçerek, Anadolu’nun ilk sakinleri, günümüzden 500 bin yıl önce bu mağarada yaşamaya başlamışlardı.

PARKLAR ve DİNLENME ALANLARI

Karaalioğlu Parkı

Kaleiçi'nin güneyinde, falezler üzerine kurulmuş, Beydağları ve Akdeniz’in muhteşem manzarasının izlenebileceği parkın içinde denize doğu-batı yönünde, birbirine paralel üç cadde bulunmakta ve bu caddeler deniz kıyısında üç seyir terasıyla sonlanmaktadır.

01042020-170133-001

Atatürk Parkı

Eşsiz deniz manzarasıyla Antalya’nın keyfini çıkarmak isteyenlerin uğrak noktası olan Konyaaltı Caddesi’ndeki Atatürk Parkı, Konyaaltı Varyant mevkii ile Vali Konağı arasındaki falezler üzerinde yer alıyor. Parkın doğal yeşil dokusu içinde, pek çok kafe ve restoran hizmet veriyor.

Antalya Kültür Parkı

Antalya’nın en güzel parklarından biri olan Kültür Parkı, yapay şelaleler, havuzlar ve yürüyüş rotalarının bulunduğu yemyeşil bir alan üzerinde kurulmuştur. Kültür Parkı içinde yer alan Cam Piramit şehrin en önemli kongre ve toplantı merkezlerinden biridir. Doğan Hızlan Kütüphanesi de parkın içinde hizmet vermektedir.

Düden Park

Düden Şelalesi'nin Akdeniz'e döküldüğü noktada bulunan park, şehrin en güzel seyir noktalarına ev sahipliği yapmaktadır.

Antalya Hayvanat Bahçesi ve Doğa Parkı

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından Kepez altı Piknik Sahası içerisinde oluşturulan Hayvanat Bahçesi'nde; aslan, zebra, kanguru, kartal, puma gibi hayvanların yaşadığı barınaklar ile yapay göletler ve şelaleler yer alıyor.

Uluslararası Altın Portakal

Film Festivali

1964 yılında Dr. Avni Tolunay’ın öncülüğünde Antalya’da başlayan ve bugüne kadar birçok usta ismin sinema yolculuklarındaki en önemli duraklardan biri olan Altın Portakal Film Festivali, yıllar içinde ulusal sinemanın kalbinin attığı bir etkinliğe dönüştü. Altın Portakal Film Festivali, Avrupa ve Asya'nın en köklü film festivallerinden biri,

Türkiye’nin ise en eski ve uzun soluklu film festivalidir.

Uluslararası Antalya Piyano Festivali

Türkiye’nin en önemli sanat etkinliklerinden olan Uluslararası Antalya Piyano Festivali 2000 yılından beri düzenleniyor. Antalya Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyon, sanatçı ve sanatseverlerin yanı sıra genç yetenekler için de büyük önem taşıyor.

Antalya Kitap Fuarı

2009 yılından beri yerli ve yabancı pek çok yazar ve yayıncıyı Antalyalılarla buluşturan Antalya Kitap Fuarı, Cam Piramit Kongre ve Fuar Merkezi'nde düzenleniyor. Türkiye’nin en önemli kitap fuarlarından biri olan etkinliğin amacı, okuma alışkanlığının kazandırılmasına ve toplumsal gelişime olumlu katkı sağlamak.

Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali

Kültür Bakanlığı Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen festival, 1994 yılından bu yana Antalya'da bulunan iki bin yıllık Antik tiyatroda gerçekleştiriliyor. Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali, başta Antalya kenti olmak üzere Akdeniz kıyı şeridi boyunca yoğun ilgi görüyor. 

01042020-165503-001

Konyaaltı Beach Park

Türkiye’nin en ünlü plajı olan Konyaaltı Plajı, doğuda Antalya Falezlerinin batı sınırıyla başlar, batıda Antalya Limanı ile biter. Plaj, geniş yürüyüş yolları, spor sahaları ve sahil şeridi boyunca uzanan birçok restoranla, ziyaretçilerine pek çok imkân sunar.

Lara Beach Park

Antalya'nın on sekiz kilometre güneydoğusunda yer alan plaj, Türkiye'nin en uzun kumsalına sahiptir. Halka açık olan, kumsallarının genişliği ve ince kum varlığıyla bilinen plajda pek çok özel işletme de vardır. Plajın bir diğer özelliği ise Konyaaltı Plajı’ndan farklı olarak denizinin birdenbire derinleşmemesidir.

Sıçan Adası

Antalya şehir merkezinin birkaç kilometre batısında yer alan ada geçmişte Çekirge Adası, Güvercin Adası, Kuş Adası gibi isimlerle de tanımlanmıştır. Sadece dalgıçlar için değil, günlük tekne gezisine çıkanlar için de ilgi odağıdır. Topçam Plajfnın karşısında bulunan adaya, yüzerek de ulaşılmaktadır.

Antalya’ya Kuşbakışı: Tünek tepe

Muhteşem manzarasıyla Antalya’yı kuşbakışı gözler önüne seren Tünek Tepe’ye, yaklaşık on dakika süren keyifli bir teleferik yolculuğunun ardından ulaşılıyor. Tünek Tepe’de Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından işletilen tesisler bulunuyor.

Kaynak; Antalya Büyükşehir Belediyesi - Kent Tarihi ve Tanıtımı Dairesi Başkanlığı

tursab-dds-10974

İletişimde kalın


Tatilmoni Turizm, Ticaret Odası ve TÜRSAB üyesi yasal bir seyahat acentesidir.

Copyright © 2016 Tatilmoni Ltd. Şti.®